Anasayfa » Sohbet Edelim Ama Yanmak Yok!..

Sohbet Edelim Ama Yanmak Yok!..

Bir gün arkadaşınızla oturuyorsunuz. Etrafta yanmaya neden olacak bir şey yokken arkadaşınız birden tutuşsa ne yaparsınız? Kulağa biraz ürkütücü ve biraz da sıradışı geliyor olabilir. Ancak daha önce gerçekleşmiş böyle vakalar mevcut. Tıpta ise adına “Spontaneous Human Combustion” deniyor.

“Türkiye’de olsa farketmek zor”

İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nevzat Alkan tıp literatüründe görülen az sayıda vaka bulunduğunu belirtiyor. Alkan, en önemli kaynağın Bordeaux‘lu Fransız adli tıpçı S.Gromb ve arkadaşları tarafından Uluslararası Klinik Adli Tıp Dergisi‘nde 2000 yılında kaleme alınan “Kendiliğinden İnsanın Tutuşması: Oldukça Anlaşılmaz Durum” başlıklı makalede ele alındığını dile getiriyor. Alkan, bu vakaların Türkiye’de görülmesi ile ilgili de “Türkiye’de bu şekilde değerlendirilen henüz bir olgu yok. Ben de böyle bir durumla karşılaşmadım. Ancak Türkiye adına bu konuyla ilgili olabilecek örneklerin ortaya çıkartılmasında şu şekilde bir zorluk söz konusu; Türkiye’de olay yeri incelemelerine adli tıp uzmanları genel olarak katılmamakta. Bu tür ölümlere olay yeri incelemesinin önemi çok fazla. Türkiye’de olay yeri incelemelerine şehirde Polis kırsalda da jandarma olay yeri timleri iştirak etmekte. Onlar da bu biçimde ölüm olaylarına rastlanabileceği konusunda bir eğitimden geçirilmediği sürece, benzer olguların yakalanması oldukça zorluk arz edecek.” diyor.

“Kalça Protezi Sapasağlamdı”

Doç. Dr. Nevzat Alkan, söz konusu makalede Batı Fransa’da son 12 yılda 5 vakaya rastlandığının belirtildiğinin altını çiziyor. Yananların 4′ü bayan, 1′i ise erkek ve ortak noktaları hiçbirinin yakınlarında herhangi bir yanıcı madde kaynağı olmaması. Makalede erkek cesedin kalça protezinin ise küllerin arasında sapasağlam bir şekilde bulunduğuna da dikkat çekiliyor. Makalede yanık merkezlerinin çeşitliliği de dile getiriliyor. Bu 5 vakanın da ortak noktası cesetlerin her yerinin yanmamış olması.

“Elbiseleri Yanmıyor”

Vakaların 4′ündede elbiseleri ve çevreye yangının yayılmamış olması dikkati çeken başka bir nokta. İnsan yanmasında sadece vücut ve uzuvları zarar görüyor. Yanan kişilerin 5′inden 3′ünün ise tıknaz ve şişman olduğunun altı çizilmiş. Makalede yer alan 5 olaydan sadece birine otopsi yapılmaya gerek yok kararı alınarak normal ölüm işlemi gerçekleştirilmiş ve diğer 4′üne otopsi yapılmış.

Kayıt altına alınan vakalarda ortak bulgular ise şunlar;

  • Cesetlerde yanma şiddetli oluyor,
  • Bazı olgularda ise bazı vücut uzantıları sağlam kalıyor,
  • Vücudun yağlı kısımları sıvılaşarak bedenden dışarı doğru akıyor,
  • Baş daha az şiddetle yanıyor,
  • Cesedin cesedin bulunduğu yer yanmadan zarar görmüyor ve kısmen kıyafet sağlam kalıyor.

“Eşini Yanarken Gördü”

Ani insan yanması olaylarının anlaşılmamasının önündeki en büyük engellerden biri farkındalığın olmaması olarak görülüyor. Yani kişi yanarken ya yalnız oluyor, ya da başka odada oluyor. Yanması üzerine çıkan seslerden ötürü kişi bulunuyor. Ama bu durumun tam aksi bir vaka ortaya çıkıyor. 10 Eylül 1982‘de ılık bir Londra akşamında Don Carroll, kardeşi ve kardeşinin eşiyle aynı evdelermiş. Kardeşi mutfakta gazete okurken eşi Jean ise kahve içiyormuş. Kardeşi, birden eşinin dudağının yanmakta olduğunu farketmiş ve yüzüne su atarak söndürmeye çalışmış. Çıkan sesler nedeniyle mutfağa koşan Don Carroll, kardeşinin eşinin yanmakta olduğunu görmüş ve ambulansla hastaneye kaldırılmış. 6 gün komada kaldıktan sonra vefat etmiş. Jean’in yanmadan önce herhangi bir sıkıntısının olmadığını, olağan bir şekilde kahvesini içtiğini belirten Carroll, Jean’in sigara kullanmadığını belirtiyor. Olay yeri inceleme memurları masanın üzerinde yakılmamış bir pronun bulunduğunu ve herhangi bir ısı kaynağının bulunmadığı konusunda tespit gerçekleştiriyorlar.

Yanmayı başlatan sigara olabilir.

Sevil Atasoy

Ani insan yanmaları hakkında Adli Bilimler Uzmanı Prof. Dr. Sevil Atasoy ise şunları söylüyor; “Alışılagelmiş yangınlarda, özellikle benzin gibi kolay tutuşan yakıtların varlığında, insan bedeninin el, ayak ve baş kısımları, diğer bölgelere oranla çok daha fazla zarar görür. Bu nedenle, göğüs, karın ve bacaklarının üst kısmı, ayrıca bu bölgelerdeki kas ve kemik dokuları önemli derecede yanık; buna karşılık baş, kol, dizlerinin aşağısı ve ayaklarındaki zarar, bunlara oranla çok daha az, üstelik ayakkabıları ve çorapları sağlam bir cesetle karşılaşıldığında, şaşırmamak elde değildir. Kimileri, zor açıklanabilen bu ölümü, “ani insan yanması” şeklinde tanımlasa da, son birkaç yüzyıl içinde bildirilen olgular ve yapılan hayvan deneyleri, meseleyi farklı bir biçimde açıklar. Küçük bir ısı kaynağı (sigara gibi), giysilerin ufak bir bölümüne değer ve orayı kömürleştirir, bunun hemen altındaki deri yarılır ve subkutan yağ serbestleşir. İnsanın kendi yağı, yakıt olarak iş görür, yanık giysileri tarafından emilir ve yanma, yakıt tükeninceye dek sürer. Olay yeri incelemelerinde, sigara izmariti, kömür parçası gibi yanmayı başlatan ufak ısı kaynaklarını bulmak mümkün olmasa da, cesedin çevresindeki mobilya ve eşyaların genellikle sağlam, ancak üzerlerinin yağlı, kahverengi bir tabakayla kaplı oluşu karakteristiktir. Bu arada, Charles Dickens’in, 1850′lerde yayınlanan bir eserinde, kahramanlarından birini bu şekilde öldürdüğünü ve duvarlarla tavandaki koyu renkteki yağlı tabakaya dikkat çektiğini belirtmekte fayda var.” (Sevil Atasoy)